<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>peygamber.biz &#124; peygamber &#124; peygamberler &#124; din &#124; islam &#124; musluman &#187; hadisler</title>
	<atom:link href="http://www.peygamber.biz/tag/hadisler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.peygamber.biz</link>
	<description>Turkiyenin En Buyuk Dini Web Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Jun 2010 15:27:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>CENNETLE İLGİLİ HADİS-İ ŞERİFLER</title>
		<link>http://www.peygamber.biz/hadis-i-serifler/cennetle-ilgili-hadis-i-serifler.html</link>
		<comments>http://www.peygamber.biz/hadis-i-serifler/cennetle-ilgili-hadis-i-serifler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2010 17:53:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis-i Serifler]]></category>
		<category><![CDATA[cennet]]></category>
		<category><![CDATA[CENNETLE İLGİLİ HADİS-İ ŞERİFLER]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hadisi serifler]]></category>
		<category><![CDATA[hadisler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.peygamber.biz/?p=475</guid>
		<description><![CDATA[CENNET, CENNET NİMETLERİ VE CENNET EHLİNİN ÖZELLİKLERİYLE İLGİLİ HADİSLERFormun Altı Ebu Hureyre&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır: &#8220;Allah azze ve celle: Ben iyi kullarıma hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın kalbinden geçmeyen şeyler hazırladım, buyurdu. Allah&#8217; ın kitabında bunu tasdik eden delil şu âyettir:&#8217; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CENNET, CENNET NİMETLERİ VE CENNET EHLİNİN ÖZELLİKLERİYLE İLGİLİ HADİSLERFormun Altı</p>
<p>Ebu Hureyre&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Allah azze ve celle: Ben iyi kullarıma hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın kalbinden geçmeyen şeyler hazırladım, buyurdu. Allah&#8217; ın kitabında bunu tasdik eden delil şu âyettir:&#8217; Artık yaptıklarına karşılık olarak, onlar için ne sevinçler saklandığını hiç kimse bilemez.&#8221; [1]</p>
<p>Ebu Hureyre&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Şüphesiz ki cennette öyle bir ağaç vardır ki, bir süvari onun gölgesinde yüz sene yürür.&#8221; [2]</p>
<p>Sehl b. Sa&#8217; d&#8217; dan-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Şüphesiz ki cennette bir ağaç vardır ki, bir süvari onun gölgesinde yüz sene yürüse bile onun gölgesini bitiremez.&#8221;[3]</p>
<p>Ebu Saîd el-Hudrî&#8217; nin-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Şüphesiz ki cennette öyle bir ağaç vardır ki, bir süvari, süratli, talimli, iyi cins bir at ile yüz sene yürüse de onu bitiremez.&#8221;[4]</p>
<p>Ebu Saîd el-Hudrî&#8217; nin-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olundu-ğuna göre, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Allah Teâlâ, cennet ehline: Ey cennet ehli!diye hitap buyurur.Onlar: Ey Rabbimiz!Sana iki defa icâbet ederiz ve kullukta dâimiz.Hayır senin iki elindedir, derler.Allah Teâlâ onlara:Râzı oldunuz mu? buyurur. Onlar:Ya Rab! Nasıl râzı olmayalım? Sen bize mahlûkatından hiç kimseye verme-diğini ihsan buyurdun! derler. Allah Teâlâ: Bundan daha kıymetlisini vereyim mi? buyurur. Onlar: Ey Rabbimiz! Bundan daha kıymetli ne olabilir ki? derler. Bunun üzerine Allah: Ben size rızâmı helâl kılıyorum ve artık bundan sonra sizlere ebediyen kızmam! buyurur.&#8221;[5]</p>
<p>Sehl b. Sa&#8217; d&#8217; dan-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Şüphesiz ki cennet ehli, cennetteki köşkü, sizin gökte yıldızı gördüğünüz gibi göreceklerdir.&#8221;[6]</p>
<p>Ebu Hureyre&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Ebu&#8217; l-Kasım (Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Cennete ilk girecek zümre, ayın on dördüncü gecesindeki sûretinde gireceklerdir.Bunların ardından girenler de semâdaki parlak yıldız sûretinde gireceklerdir.Her birine iki zevce vardır. Bunların bacağının iliği, etinin üstünden görünür. Cennette bekâr yoktur.&#8221;[7]</p>
<p>Ebu Musa el-Eş&#8217; ari&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Şüphesiz ki mü&#8217; min için cennette içi boş bir tek inciden bir çadır vardır. Boyu altmış mildir. Mü&#8217; mine âit âileler vardır ki mü&#8217; min onları dolaşıp ziyâret eder, fakat onlar birbirlerini görmezler.&#8221;[8]</p>
<p>Ebu Hureyre&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Allah azze ve celle, Âdem&#8217; i kendi sûretinde yarattı. Onun boyu altmış arşındır.Âdem&#8217; i yaratınca: Haydi git de şu cemaate selâm ver.Onlar, oturan bir gurup melekti. Sana ne cevap vereceklerini iyi dinle. Çünkü bu, hem senin,hem de zürriyetinin selâmı olacaktır, buyurdu.Bunun üzerine Âdem gitti ve melekler topluluğuna: Esselâmu Aleyküm dedi.Onlar da:Esselamu Aleyke ve Rahmetullah diye karşıladılar. Ve selamlarına &#8220;Ve Rahmetullah&#8221; cümlesini eklediler.Cennete giren herkes, Âdem&#8217; in sûretinde ve altmış arşın uzunluğunda olacaktır.Lakin insanlar Âdem&#8217; den sonra şimdiye kadar kısalmaya devam etmiştir.&#8221;[9]</p>
<p>Ebu Hureyre&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Âdemoğlunun yakmakta olduğu şu ateşiniz, cehennem ateşinin sıcaklığının yetmiş kısmından bir parçadır, buyurdu.Sahâbe: Ey Allah&#8217; ın Rasûlü! Vallahi bu bile yetecekmiş, dediler. Rasûlullah-sallallahu aleyhi  ve sellem-: &#8220;Cehennem ateşi,her biri dünya ateşi sıcaklığı derecesinde olmak üzere üzerine altmış dokuz kat daha fazla kılındı.&#8221;[10]</p>
<p>Ebu Hureyre&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Cehennemle cennet münâkaşa ettiler. Cehennem: Bana zâlimler ve mütekebbirler girer, dedi. Cennet: Bana zayıflar ve miskinler girer, dedi.Allah azze ve celle cehenneme:&#8217; Sen benim azabımsın. Dilediğim kimseye seninle azap ederim, buyurdu.(Belki de:Dilediğime seninle isâbet ederim demiştir). Cennete de:Sen benim rahmetimsin.Dilediğim kimseye seninle merhamet ederim.İkinizi de dolduracak olan vardır, buyurdu.&#8221;[11]</p>
<p>Enes b. Malik&#8217; ten-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Cehennem durmadan: Daha var mı? diyecektir. Nihâyet izzetin Rabbi pak ve yüce Allah ona ayağını üzerine koyar.Bunun üzerine cehennem: İzzetine yemin ederim ki yeter, yeter! der ve parçaları birbirine dürülür.&#8221;[12]</p>
<p>Ebu Saîd el-Hudrî&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olundu-ğuna göre,Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Kıyâmet günü ölüm,alaca bir koç sûretinde getirilir. (Ebu Kureyb şunu ziyâde etti): Cennet ile cehennem arasında durdurulur.(Hadisin kalan kısmında ittifak etmiş-lerdir). Ardından: Ey cennet ehli! Bunu tanıyor musunuz? denilir. Cennet ehli hemen başlarını kaldırıp bakarlar ve: Evet, bu ölümdür, derler. Sonra: Ey cehennem ehli!Bunu tanıyor musunuz? denilir. Onlar başlarını kaldırıp bakarlar ve:Evet, bu ölümdür derler.Ardından koçun kesilmesi emrolunur ve derhal boğazlanır. Bundan sonra: Ey cennet ehli! Sizler cennette ebedî yaşayacaksınız, artık ölüm yoktur.Ve ey cehennem ehli! Sizler de cehennemde ebedî yaşayacaksınız, artık ölüm yoktur denilir.Bundan sonra Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-  şu âyeti okudu: &#8216; Onları, pişmanlık günü ile korkut. Çünkü onlar hâlâ gaflet içinde ve hâlâ îmân etmemişken iş bitmiş olur.Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- bu âyeti okurken eliyle dünyaya işâret etti.&#8221;[13]</p>
<p>İbn-i Ömer&#8217; den-Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre,Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Allah Teâlâ, cennet ehlini cennete, cehennem ehlini de cehenneme koyar. Sonra aralarında bir tellal kalkıp:Ey cennet ehli! Artık ölüm yoktur, ve: Ey cehennem ehli! Artık ölüm yoktur. Herkes bulunduğu yerde ebedîdir! diyecektir.&#8221;[14]</p>
<p>Ebu Hureyre&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Kâfirin avurt dişi (yahut azı dişi) Uhud (dağı) kadar, derisinin kalınlığı ise üç günlük yol mesafesi kadardır.&#8221;[15] </p>
<p>Ebu Hureyre&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Cehennemde kâfirin iki omuzunun arası, hızlı giden bir süvarinin üç günlük yol mesafesi kadardır.&#8221;[16]</p>
<p>Harise b. Vehb el-Huzâî&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-&#8217; i şöyle derken işittim demiştir:</p>
<p>&#8220;Size cennet ehlini haber vereyim mi? Sahâbe: Evet, dediler.Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-: Zayıf olan ve halk tarafından zayıf görülen her mümin (cennetlik)dir. Allah&#8217; a yemin etse, muhakkak ki Allah onu yemininde doğru çıkarır, buyurdu. Sonra da: Size cehennem ehlini haber vereyim mi? Sahâbe: Evet, dediler. Rasûlullah-sallallahu aleyh&#8217; ve sellem-: Her katı yürekli, düşman ve kibirli kimsedir.&#8221;[17]</p>
<p>Abdullah b. Zem&#8217; a-Allah ondan râzı olsun- şöyle anlatır: &#8220;Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- hutbe okudu da deveyi ve onu boğazlayanı anarak şöyle buyurdu:Semud kavminin en aşağılığı fırladığı zaman&#8230;&#8221;Buna, Ebu Zem&#8217; a gibi kuvvetli, şirret bir adam kalkıştı&#8221; dedi. Sonra, kadınlardan bahsederek onlar hakkında öğütler verdi ve: Sizden biriniz karısını ne zamana kadar dövecek? buyurdu.&#8221;[18]</p>
<p>Ebu Hureyre&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Ben, Ka&#8217; b oğullarının atası Amr b. Luhay b. Kam&#8217; a b.Hındif&#8217; i[19], cehennemde bağırsaklarını sürüklerken gördüm.&#8221;[20]</p>
<p>Âişe-Allah ondan râzı olsun- Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-&#8217; i şöyle derken işittim demiştir:</p>
<p>&#8220;İnsanlar kıyâmet günü yalınayak, çıplak ve sünnetsiz olarak haşrolunurlar.Ben de: Ey Allah&#8217; ın Rasûlü! Kadınlarla erkekler hepsi birarada olduklarında birbirlerine bakmazlar mı? dedim. Bunun üzerine Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:Ey Âişe! Durum, kadınlarla erkeklerin birbirlerine bakacak olmalarından çok daha vahîmdir.&#8221;[21]</p>
<p>Abdullah b. Abbas-Allah ondan ve babasından râzı olsun- Peygamber       -sallallahu aleyhi ve sellem-&#8217; i hutbede şöyle buyururken işitmiştir:</p>
<p>&#8220;Şüphesiz ki sizler Allah&#8217; a yürüyerek, yalınayak, çıplak ve sünnetsiz olarak kavuşacaksınız!&#8221;[22]</p>
<p>Ebu Hureyre&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;İnsanlar üç fırka olarak haşredilecekler: Birinci fırka, istekliler, korkanlar.İkinci fırka, iki kişi bir deve üzerinde, üçü bir deve üzerinde, dördü bir deve üzerinde ve on kişi bir deve üzerinde olanlar.Geri kalanlarını da ateş toplayacak; nerede geceyi geçirirlerse, o ateş de onlarla beraber geceler.Onlar nerede istirahat ederlerse, ateş de onlarla beraber istirahat eder.Sabahladıkları yerde onlarla beraber sabahlar. Akşamladıkları yerde, onlarla beraber akşamlar.&#8221;[23]</p>
<p>Abdullah b. Ömer&#8217; den-Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem-&#8217; in:</p>
<p>&#8220;İnsanlar, Âlemlerin Rabbi için kıyama duracağı gün&#8221; âyeti hakkında şöyle buyurduğunu haber vermiştir: &#8220;İnsanlardan her biri kulaklarının yarılarına kadar tere batmış olarak kıyâma duracaklardır.&#8221;[24]</p>
<p>Ebu Hureyre&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Şüphesiz ki kıyâmet günü ter, yerin içine yetmiş kulaç işleyecek ve insanların ağızlarına veya kulaklarına kadar ulaşacaktır.&#8221; Râvi Sevr,bunların hangisini söylediğin-de tereddüt etmiştir.[25]</p>
<p>Abdullah b. Ömer&#8217; den-Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Sizden biriniz vefât ettiğinde, sabah ve akşam ona oturacağı makamı gösterilir.O kimse cennet ehlinden ise, cennetlik; ateş ehlinden ise cehennemlik olacaktır. Ve ona: Kıyâmet günü Allah seni oraya gönderinceye kadar işte senin yerin budur, denilir.&#8221;[26]  </p>
<p>Ebu Eyyûb&#8217; dan-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, birgün güneş battıktan sonra Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- dışarı çıktı ve bir ses işitti,bunun üzerine şöyle buyurdu:</p>
<p>&#8220;Yahudiler kabirlerinde azap görüyorlar.&#8221;[27]</p>
<p> Enes b. Malik&#8217; ten-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Şüphesiz ki kul, kabrine konduğu ve arkadaşları geri dönüp gittiklerinde onların ayakkabılarının seslerini işitir.Buyurdu ki: İki melek gelip onu oturtarak: Şu adam hakkında ne derdin? diye sorarlar.Mü&#8217; min: Onun, Allah&#8217; ın kulu ve elçisi olduğuna şehâdet ederim,diye cevap verir. Bunun üzerine ona: Cehennemdeki yerine bak! Allah onun yerine sana cennetten bir yer verdi, denilir. Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: O iki makamını birden görür.&#8221;[28]</p>
<p>Bera b. Âzib&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Allah, îmân edenleri sâbit sözle yerlerinde tutar, âyeti, kabir azabı hakkında indi. Kabirde ölüye: Rabbin kimdir? diye sorulur.O da: Allah ve Nebim Muhammed der.İşte Allah azze ve celle&#8217; nin: Allah, îmân edenleri dünya hayatında da, âhirette de sözleriyle sâbit tutar, âyeti budur, buyurmuştur.&#8221;[29]</p>
<p>Âişe&#8217; den-Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>&#8220;Kıyâmet günü kim hesaba çekilirse azap görecek-tir, buyurdu. Bunun üzerine ben: Allah azze ve celle, &#8216; İşte kolayca bir hesaba çekilir&#8217; buyurmamış mı? dedim. Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: O hesap değildir. Bu dediğin ancak arzdır.Kıyâmet gününde hesapta tartışılan kimse azap görecektir.&#8221;[30]</p>
<p>Abdullah b.Ömer-Allah ondan ve babasından râzı olsun- Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-&#8217; i şöyle buyururken işittim demiştir:</p>
<p>&#8220;Allah Teâlâ bir kavme azap etmek isterse, o kavim içinde bulunan her ferde azap isâbet eder. Sonra herkes ameline göre diriltilirler.&#8221;[31]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.peygamber.biz/hadis-i-serifler/cennetle-ilgili-hadis-i-serifler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>buhari hadisleri 2</title>
		<link>http://www.peygamber.biz/hadis-i-serifler/buhari-hadisleri-2.html</link>
		<comments>http://www.peygamber.biz/hadis-i-serifler/buhari-hadisleri-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 17:18:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis-i Serifler]]></category>
		<category><![CDATA[buhari hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[hadis oku]]></category>
		<category><![CDATA[hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[sahih hadisler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilimdunyasi.net/?p=205</guid>
		<description><![CDATA[Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN Konu : Allâh`a şirk koşmamak;Bî`at;Çocukları diri diri gömmek;Hırsızlık;İftira etmek;İsyan;Zinâ Ravi : Ubâde b. es-Sâmit Baslik : AKABE-İ ÛLÂ (BİRİNCİ AKABE) BÎATI;RESÛLULLÂH (S.A. VE S.), ASHÂBINA, YAPABİLECEKLERİ AMELLERİ EMREDERDİ Hadis : (Akabe-i ûlâ gecesinde bîat eden ve on iki nakîbin biri bulunan) Ubâde b. es-Sâmit (el-Ensârî el-Bedrî) radiya`llâhu anh`den: Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Allâh`a şirk koşmamak;Bî`at;Çocukları diri diri gömmek;Hırsızlık;İftira etmek;İsyan;Zinâ<br />
Ravi : Ubâde b. es-Sâmit<br />
Baslik : AKABE-İ ÛLÂ (BİRİNCİ AKABE) BÎATI;RESÛLULLÂH (S.A. VE S.), ASHÂBINA, YAPABİLECEKLERİ AMELLERİ EMREDERDİ<br />
Hadis : (Akabe-i ûlâ gecesinde bîat eden ve on iki nakîbin biri bulunan) Ubâde b. es-Sâmit (el-Ensârî el-Bedrî) radiya`llâhu anh`den: Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem, etrâfında Ashâbından bir cemâat mevcûd olduğu halde buyurdu ki: &#8220;Allâh`a (ibâdette) hiçbir şeyi şerîk etmemek, sirkat etmemek, zinâ eylememek, evlâdınızı öldürmemek, kendiliğinizden uyduracağınız hiçbir yalanla (kimseyi) büthân etmemek, hiçbir (emr-i) ma`rûfda isyân etmemek üzere bana bîat ediniz (yâni benimle ahdediniz.) İçinizden sözünde duran olursa ecri (ve mükâfâtı) Allâh`ın zimmet-i fazl u keremindedir. Bu dediklerimden birini yapıp da ondan dolayı dünyâda düçâr-ı ıkâb olursa bu ıkâb ona keffârettir. Bunlardan birini yapıp da yaptığı fi`li Allâhu Teâlâ setrederse işi Allâh`a kalır: İsterse onu afv, dilerse onu ıkâb eder.&#8221; Biz de bu şart üzere ona (yâni Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`e) bîat ettik.<br />
HadisNo : 18</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Fitneden kaçmak<br />
Ravi : Ebû Saîd-i Hudrî<br />
Baslik : RESÛLULLÂH (S.A. VE S.), ASHÂBINA, YAPABİLECEKLERİ AMELLERİ EMREDERDİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Çok sürmez (öyle fenâlıklar tahaddüs edecek ki) bir Müslümanın en hayırlı malı -kendi dînini fitnelerden selâmete çıkarmak için- dağ başlarında gezdirip (birikmiş) yağmur suyu başlarında güttüğü davarlar (dan ibâret) olacaktır.<br />
HadisNo : 19</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu :<br />
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe<br />
Baslik : RESÛLULLÂH (S.A. VE S.), ASHÂBINA, YAPABİLECEKLERİ AMELLERİ EMREDERDİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem Ashâbına emrettiği zaman (dâimâ) ellerinden gelebilecek amelleri emrederdi. (O zaman Ashâb-ı Kirâm`ı): &#8220;Yâ Resûlâ`llâh, biz Senin gibi değiliz. Allâhu Teâlâ Senin olmuş ve olacak günahlarına meydan vermemiştir.&#8221; derlerdi de (âsâr-ı) gazab vech-i mübârekinde belirecek kadar kızar ve ondan sonra da: &#8220;En ziyâde sâhib-i takvânız, Allâh`ı en çok bileniniz şüphesiz ki benim.&#8221; buyururlardı.<br />
HadisNo : 20</p>
<p>Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu :<br />
Ravi : Ebû Saîd-i Hudrî<br />
Baslik : MÜ`MİNİN EBEDİYYEN CEHENNEM`DE KALMIYACAĞINA DÂİR EBÛ SAÎD HADÎSİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Ehl-i Cennet Cennet`e, ehl-i Dûzah Dûzah`a girdikten sonra Allâhu Teâlâ Azze ve Celle: &#8220;Kimin kalbinde bir hardal tânesi ağırlığınca îmân varsa (ateşden) çıkarınız.&#8221; diye ferman buyuracaktır. Bunun üzerine (bu gibiler) simsiyah kesilmiş oldukları halde çıkarılıp Nehr-i hayât (yâhud Nehr-i hayâ, yâhud da Nehr-i hayâ`) içine atılacaklar ve (orada) sel uğrağında kalan yabânî reyhan tohumları nasıl (sür`atle) biterse öylece biteceklerdir. Görmezmisin, bunlar (ne güzel) sapsarı olarak (ve iki tarafına) salınarak sürer?<br />
HadisNo : 21</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Rüyâ<br />
Ravi : Ebû Saîd-i Hudrî<br />
Baslik : PEYGAMBER (S.A. VE S.) İN &#8220;&#8230;HAYÂ ÎMANDANDIR.&#8221; HADÎSİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Uyuduğum esnâda gördüm ki halk bana arzolunuyordu. Üstlerinde gömlekler vardı. Bu gömleklerin kimi memelere varıyor, kimi daha kısa idi. Ömer b. el-Hattâb da bana arzolundu. Üstünde (eteklerini yerde) sürüdüğü bir gömlek vardı. &#8220;Yâ Resûlâ`llâh, bunu ne ile te`vîl (yâni ta`bîr) ettin?&#8221; diye sordular. &#8220;Dîn ile.&#8221; cevâbını verdi.<br />
HadisNo : 22</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Hayâ<br />
Ravi : Abdullâh b. Ömer<br />
Baslik : PEYGAMBER (S.A. VE S.) İN &#8220;&#8230;HAYÂ ÎMANDANDIR.&#8221; HADÎSİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (bir gün) Ensâr`dan bir kimsenin yanından geçiyordu. Ensârî, kardeşini hayâdan menediyordu. Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem: &#8220;Ona ilişme. Hayâ îmândandır.&#8221; buyurdu.<br />
HadisNo : 23</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Zekât<br />
Ravi : Abdullâh b. Ömer<br />
Baslik : EHL-İ KÜFÜR İLE, KÜFÜRLERİNDEN DÖNÜNCEYE KADAR, MUHÂREBE ETMENİN FARZİYETİNE DÂİR ABDULLÂH İBN-İ ÖMER HADÎSİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Allâh`dan başka hak İlâh olmadığına ve Muhammed`in Resûlu`llâh olduğuna (zâhirde) şahâdet, salâtı ikâme, zekâtı edâ edinceye kadar nâs ile muhârebe etmek bana emrolundu. Onlar, bunları yapınca -müslümanlık hakkının muktezâsı (olan hudûd) müstesnâ- hakk-ı İslâm olmak üzere canlarını ve mallarını benim elimden kurtarırlar. (bâtınlarından dolayı olan) hesaplarına gelince o (hesâbı görmek) Allâh`a kalmıştır.<br />
HadisNo : 24</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Allah yolunda savaş;Allâh`a îman;Amellerin efdâli;cihat;Hacc-ı Mebrûr<br />
Ravi : Ebû Hüreyre<br />
Baslik : AMELLERİN EN FAZÎLETLİSİNİ BEYÂNA DÂİR EBÛ HÜREYRE HADÎSİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh sall`llâhu aleyhi ve sellem`e: &#8220;Amelin hangisi efdâldir?&#8221; diye sordular. &#8220;Allâha ve Resûlüne îmân.&#8221; buyurdu. &#8220;Ondan sonra hangisi?&#8221; dediler. &#8220;Allah yolunda cihâd.&#8221; buyurdu. &#8220;Ondan sonra da hangisi?&#8221; diye sordular. &#8220;Makbûl (olmuş, içine günah ve riyâ karışmamış) Hac.&#8221; cevâbını verdi.<br />
HadisNo : 25</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Düşündüğünü açıkça söylemek;İman-İslâm<br />
Ravi : Sa`d b. Ebî Vakkâs<br />
Baslik : MASLAHATA BİNÂEN İYİLİK YAPMANIN MEŞRÛİYETİNE DÂİR SA`D İBN-İ EBÎ VAKKÂS HADÎSİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (Müellefetü`l-Kulûb`dan) bir takım kimselere (dünyâlık) veriyordu. Bu, Sa`d da (orada) oturuyordu. Derken Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem içlerinden en ziyâde beğendiğim birini bıraktı. (Bir şey vermedi.) Bunun üzerine: &#8220;Yâ Resûlâ`llâh, filânı ne için bıraktın? Vallâhi onu ben mü`min biliyorum.&#8221; dedim. &#8220;Öyle deme, Müslim (de.)&#8221; buyurdu. Bir müddet sustum. Nihâyet o adam hakkındaki ilmim bana galebe etti de (dayanamadım,) yine sözümü tekrâr ederek: &#8220;Filânı niçin mahrum bıraktın? Vallâhi onu ben, mü`min biliyorum.&#8221; dedim. Yine &#8220;Öyle deme, müslim (de.)&#8221; buyurdu. Ben yine sustum. Lâkin o adam hakkındaki ilmim bana galabe etti. (Dayanamadım,) sözümü tekrâr ettim. Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem yine o sözü tekrâr ettikden sonra buyurdu ki: Ey Sa`d, bir adama, Allah onu yüzü koyu ateşe atmasın diye başkasını daha ziyâde sevdiğim halde atâ (ve ihsân) `da bulunduğum olur.<br />
HadisNo : 26</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Kadınların kocasına karşı vazifeleri;Nankörlük<br />
Ravi : Abdullâh b. Abbâs<br />
Baslik : KADINDA KÜFRAN DUYGUSUNUN GÂLİP OLDUĞUNA DÂİR İBN-İ ABBÂS HADÎSİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: &#8220;Bana Cehennem gösterildi. Bir de gördüm ki ehl-i Cehennem`in ekseri kadınlardır. Onlar küfrederler.&#8221; (bunun üzerine): &#8220;(Yâ Resûlâ`llâh,) Allâh`a mı küfrederler?&#8221; diye soruldu. (Cevâben) buyurdu ki: Onlar kocalarına (karşı) küfrân ederler. İhsâna (karşı) küfrân ederler. Birisine dünyâ, dünyâ oldukça ihsân etsen de sonra senden (hoşuna gitmiyen) bir şey görse &#8220;Ben senden hiç bir hayır görmedim.&#8221; der.<br />
HadisNo : 27</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Din kardeşliği<br />
Ravi : Ebû Zerr-i Gıfârî<br />
Baslik : HER HANGİ BİR KİMSEYE KÖTÜ SÖZ SÖYLEMENİN NEHYİNE DÂİR EBÛ ZER HADÎSİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: (Bir kere) bir adamla sövüştük de onu anasından dolayı ayıpladımdı. Nebiyy-i Mükerrem salla`llâhu aleyhi ve sellem bana buyurdu ki: Ey Ebû Zer, onu sen anasından dolayı mı ayıplıyorsun? (Demekki) sen, içinde (henüz) Câhiliyyet (ahlâkı) kalmış bir kimse imişsin. (Ondan sonra buyurdu ki:) Zîr-i destânınız, sizin öyle kardeşlerinizdir ki Allâhu Teâlâ onları sizin yed (mülk ve kudret) inize tevdî` etmiştir. Her kimin eli altında kardeşi bulunursa ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Onlara güçleri yetmiyecek (zahmetli) bir iş yüklemeyiniz. Şâyed yüklerseniz onlara yardım ediniz.<br />
HadisNo : 28</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Adam öldürmek<br />
Ravi : Ebû Bekre Nufey` b. Hâris<br />
Baslik : KATLİN VE KATLE TEŞEBBÜSÜN NEHYİNE DÂİR EBÛ BEKRE HADÎSİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`den işittim, &#8220;İki müslüman kılıçlariyle karşılaştıkları zaman kâtil de maktûl de Cehennem`dedir.&#8221; buyuruyordu. &#8220;Yâ Resûlâ`llâh, kâtil böyle, ya maktûle ne oluyor?&#8221; diye sordum. &#8220;(Maktûl) arkadaşını öldürmeğe harîs idi de ondan.&#8221; buyurdu.<br />
HadisNo : 29</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Şirk<br />
Ravi : Abdullâh b. Mes`ûd<br />
Baslik : LOKMAN SURESİNİN 31 NOLU ÂYET-İ KERÎMESİNİN SEBEB-İ NÜZÛLÜ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: &#8230; Âyet-i Kerîme`si nâzil olduğu zaman Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in Ashâb`ı &#8220;Hangimiz nefsine zulmetmemiştir?&#8221; dediler. Bunun üzerine &#8230; Âyet-i Kerîme`is nâzil oldu.<br />
HadisNo : 30</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.peygamber.biz/hadis-i-serifler/buhari-hadisleri-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Buhari hadisleri..</title>
		<link>http://www.peygamber.biz/hadis-i-serifler/buhari-hadisleri.html</link>
		<comments>http://www.peygamber.biz/hadis-i-serifler/buhari-hadisleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 17:06:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis-i Serifler]]></category>
		<category><![CDATA[buhari hadisleri]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hadis oku]]></category>
		<category><![CDATA[hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[sahih hadisler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilimdunyasi.net/?p=202</guid>
		<description><![CDATA[Fasil : TECRÎD`İN METNİ Konu : Hicret;Niyet Ravi : Ömer b. el-Hattâb Baslik : RESÛLULLÂH (S.A. VE S.) EFENDİMİZ HAZRETLERİNE VAHYİN BAŞLANGICI NASIL OLDUĞUNA DÂİRDİR Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`den işittim, buyuruyordu ki: Ameller (in kıymeti) ancak niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan ancak odur. Artık nâil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fasil : TECRÎD`İN METNİ<br />
Konu : Hicret;Niyet<br />
Ravi : Ömer b. el-Hattâb<br />
Baslik : RESÛLULLÂH (S.A. VE S.) EFENDİMİZ HAZRETLERİNE VAHYİN BAŞLANGICI NASIL OLDUĞUNA DÂİRDİR<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`den işittim, buyuruyordu ki: Ameller (in kıymeti) ancak niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan ancak odur. Artık nâil olacağı bir dünyâ veya nikâh edeceği bir kadından dolayı hicret etmiş kimse varsa hicreti (Allâh`ın ve Resûlünün rızâsına değil), sebeb-i hicreti olan şeye müntehîdir.<br />
HadisNo : 1</p>
<p>  Fasil : TECRÎD`İN METNİ<br />
Konu : Vahyin geliş şekilleri<br />
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe<br />
Baslik : VAHYİN NE ŞEKİLDE GELDİĞİ VE MERTEBELERİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Hâris b. Hişâm radiya`llâhu anh Resûlu`llâh salla`llâhu aleyi ve sellem`den: &#8220;Yâ Resûllâ`llâh, sana vahiy nasıl gelir?&#8221; diye sordu. Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Ahyânen bana çıngırak sesi gibi gelir ki bana en ağır geleni de budur. Benden o hâl zâil olur olmaz (Meleğin) bana söylediğini iyice bellemiş olurum. Ahdânen Melek bana bir insan olarak temessül eder. Benimle konuşur. Ben de söylediğini iyice bellerim. -Âişe radiya`llâhu anhâ der ki: Resûl`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`i soğuğu pek şiddetli bir günde kendisine vahiy nâzil olurken görmüşlüğüm vardır. (İşte öyle soğuk bir günde bile) kendisinden o hâl geçtiği vakitde şakaklarından şapır şapır ter akardı.<br />
HadisNo : 2</p>
<p>  Fasil : TECRÎD`İN METNİ<br />
Konu : Fetret-i vahy;İlk vahyin gelişi<br />
Ravi : Ümmü`l-mü`minîn Âişe<br />
Baslik : RESÛLULLÂH`A İLK VAHYİN NASIL GELDİĞİNE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE HADÎSİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh sâlla`llâhu aleyhi ve sellem`in ilk vahiy başlangıcı uykuda rü`yâ-yı saliha (yani sıdıka) görmekle olmuştur. Hiçbir rü`yâ görmezdi ki sabah aydınlığı gibi vâzıh ve âşikâr zuhûr etmesin. Ondan sonra kalbine yalnızlık muhabbeti ilkâ olundu. Artık (Cebel-i) Hırâ`daki ğâr içinde halvet-güzîn olup orada ehlinin nezdine gelinceye kadar adedi muayyen günlerde tahannüs -ki teabbüd demektir.- eder ve yine azıklanıp giderdi. Sonra yine Hadîce nezdine avdet edip bir o kadar zaman için yine azık tedârik ederdi. Nihâyet Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`e birgün Ğâr-ı Hırâ`da bulunduğu sırada (emr-i) Hak (yâni vahiy) geldi. Şöyle ki Ona Melek gelip &#8230; yâni &#8220;Oku&#8221; dedi. O da &#8220;Ben okumak bilmem.&#8221; cevâbını verdi. Zât-ı Akdesi Risâlet-Penâhî buyurur ki o zaman Melek beni alıp tâkatim kesilinceye kadar sıkıştırdı. Sonra beni bırakıp yine # dedi. Ben de ona &#8220;Okumak bilmem.&#8221; dedim. Yine beni alıp ikinci def`a tâkatim kesilinceye kadar sıkıştırdı. Sonra beni bırakıp yine # dedi. Ben de &#8220;Okumak bilmem.&#8221; dedim. Nihâyet beni yine alıp üçüncü def`a sıkıştırdı. Sonra beni bırakıp &#8230; dedi. Bunun üzerine Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (kendisine vahyolunan) bu âyât-ı kerîmeyi bi`t-telâkkî (korkudan) yüreği titreyerek döndü ve Hadîce binti Huveylid`in nezdine girerek &#8220;Beni sarıp örtünüz, beni sarıp örtünüz.&#8221; dedi. Korkusu zâil oluncaya kadar vücûd-i mübârekini sarıp örttüler. Ondan sonra (Hazret-i Resûl salla`llâhu aleyhi ve sellem) vukû-ı hâli Hadîce`ye naklederek &#8220;Kendimden korktum.&#8221; dedi. Hadîce radiya`llâhu anhâ: &#8220;Öyle deme, Allâh`a kasem ederim ki Allâhu (Zü`l-Celâl) hiç bir vakit seni utandırmaz (mahzûn etmez). Çünkü sen akrabâna bakarsın, işini görmekten âciz olanların ağırlığını yüklenirsin, fakîre verir, kimsenin kazandıramayacağını kazandırırsın, misâfiri ağırlarsın, Hak yolunda zuhûr eden havâdis ve mühimmâtda (halka) yardım edersin.&#8221; Bundan sonra Hadîce (radiya`llâhu anhâ) Hazret-i Resûl-i Ekrem`i (salla`llâhu aleyhi ve sellem) birlikte alıp ammizâdesi Veraka b. Nevfel b. Esed b. Abdü`l-Uzzâ`ya götürdü. Bu zât, zamân-ı Câhiliyyette dîn-i Nasrâniyyete dâhil olmuş bir kimse olup İbrânîce yazı bilir ve İncil`den meşiyyet-i İlâhiyye taallûk ettiği mikdârda öteberi yazardı. Veraka gözlerine amâ târî olmuş bir pîr-i fânî idi. Hadîce radiya`llâhu anhâ Veraka`ya: &#8220;Amûcam-oğlu, dinle de bak, kardeşinin oğlu ne söylüyor.&#8221; dedi. Veraka: &#8220;Ne var kardeşimin oğlu?&#8221; diye sorunca Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem gördüğü şeyleri kendisine ihbâr etti. Bunun üzerine Veraka dedi ki &#8220;Bu gördüğünü, Allâhu Teâlâ`nın Mûsâ (salla`llâhu aleyhi ve sellem) ya tenzîl ettiği Nâmûs (-ı Ekber)dır. (Yâni Sâhib-i Sırr-ı Vahiydir.) Âh keşki senin da`vet günlerinde genç olaydım. Kavmin seni çıkaracakları zaman keşki ber-hayât olsam!&#8221;. Bunun üzerine Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem: &#8220;Onlar beni çıkaracaklar mı ki?&#8221; diye sordu. O da: &#8220;Evet. (zîrâ) Senin gibi bir şey getirmiş (yâni vahiy tebliğ etmiş) bir kimse yoktur ki düşmanlığa uğramasın. Şâyed senin da`vet günlerine yetişirsem sana son derecede yardım ederim.&#8221; cevâbını verdi. Ondan sonra çok geçmedi. Veraka vefât etti. (Ve o esnâda) Fetret-i vahiy vukû` buldu (yâni bir müddet için vahiy inkıtâa uğradı.)<br />
HadisNo : 3</p>
<p>  Fasil : TECRÎD`İN METNİ<br />
Konu : Fetret-i vahy<br />
Ravi : Câbir b. Abdullâh<br />
Baslik : FETRET-İ VAHY;MUDDESSİR SURESİNİN İLK BEŞ ÂYET-İ KERÎMESİNİN NÜZÛLU HAKKINDA CÂBİR HADÎSİ<br />
Hadis : (O da hadîs-i sâbıkı rivâyet edip) şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem fetret-i vahiyden bahsederken söz arasında buyurdu ki: &#8220;Ben (bir gün) yürürken birdenbire gökyüzü tarafından bir ses işitttim. Başımı kaldırdım. Bir de baktım ki Hırâ`da bana gelen Melek (yâni Cibrîl aleyhi`s-selâm) semâ ile arz arasında bir kürsî üzerinde oturmuş. Pek ziyâde korktum. (Evime) dönüp: beni örtün, beni örtün, dedim. Bunun üzerine Allâhu Teâlâ Hazretlerinin &#8230; Âyât-ı Kerîmesini inzâl etti. Artık vahiy kızıştı da ardı arası kesilmedi.<br />
HadisNo : 4</p>
<p>  Fasil : TECRÎD`İN METNİ<br />
Konu : Acele etmek;Cebrâil (A.S)`ın Hz. Peyganber`e Kun`ân-ı Kerîm öğretmesi;Hadiste teselsül;Hz. Peygamber`in mektupları<br />
Ravi : Abdullâh b. Abbâs<br />
Baslik : KIYAME SURESİNİN 16, 17, 18, 19 NOLU ÂYET-İ KERÎMELERİNİN TEFSÎRİ HAKKINDA İBN-İ ABBÂS HADÎSİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem tenzîl olunan Âyât-ı Kerîme (nin zabtı yüzün)den güçlük çekerler ve bundan dolayı çok kereler mübârek dudaklarını kımıldatırlardı. Bunu söylerken İbn-i Abbâs radiya`llâhu anhümâ: &#8220;İşte bak Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem dudaklarını nasıl kımıldatıyor idiyse ben de (sana) öylece kımıldatıyorum.&#8221; da demiş. Bunun üzerine Allâhu Teâlâ Hazretleri ona &#8230; Âyât-ı Kerîme`sini inzâl eyledi. &#8230; Kur`ânı senin sadrında cem` edip Onu okuyabilmen bize âitdir.&#8221;, &#8230; &#8220;Kur`ân`ı (lisân-ı Cibrîl ile) sana okuduğumuzda Onu dinle ve (sükût ederek) Ona kulak ver.&#8221;, &#8230; &#8220;Ondan sonra da Onu (dürüst) okumanı biz tekeffül ederiz.&#8221; demektir. İşte bundan sonra Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`e ne zaman Cibrîl (aleyhi`s-selâm) nâzil olursa sükût buyurup onu dinlerlerdi. Cibrîl (aleyhi`s-selâm) gidince getirmiş olduğu Âyât-ı Kerîme`yi o nasıl tilâvet etmiş idiyse Nebîy- (yi Muhterem) salla`llâhu aleyhi ve sellem de öylece tilâvet ederdi.<br />
HadisNo : 5</p>
<p>  Fasil : TECRÎD`İN METNİ<br />
Konu : Cebrâil (A.S)`ın Hz. Peyganber`e Kun`ân-ı Kerîm öğretmesi;Hz. Peygamber`in cömertliği<br />
Ravi : Abdullâh b. Abbâs<br />
Baslik : RESULULLÂH HALKIN EN CÖMERDİ İDİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem halkın en cömerdi idi. En cömerd olduğu zamân da Ramazan`da idi ki (bu ây) Cibrîl aleyhi`s-selâm kendisine çokca mülâkî olduğu zaman idi. Cibrîl (aleyhi`s-selâm) Ramazanın her gecesinde Zât-ı Şerîf`lerine mülâki olur, kendisiyle Kur`ân-ı Kerîm`i müdârese ve müzâkere ederdi. İşte bundan dolayı Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem (ibzâl-i) hayrda (esmesi) mâniaya uğramayan (mübârek) rüzgârdan daha cömerd idi.<br />
HadisNo : 6</p>
<p>  Fasil : TECRÎD`İN METNİ<br />
Konu : Besmele;Hz. Peygamber`in Peygamberlikten önceki vasıfları;Hz. Peygamber`in tebliğleri<br />
Ravi : Abdullâh b. Abbâs<br />
Baslik : RUM KAYSERİ HİRAKL`İN EBÛ SÜFYÂN VE ARKADAŞLARI İLE PEYGAMBERİMİZ VE MÜSLÜMANLAR HAKKINDA GÖRÜŞMESİNE DÂİR İBN-İ ABBÂS HADÎSİ;RESÛL-İ EKREM`İN RUM KAYSERİ HİRAKL`E GÖNDERDİĞİ MEKTÛB-İ ŞERÎF<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Ebû Süfyân b. Harb bana haber verdi ki gerek kendisiyle, gerek küffâr-ı Kureyş ile Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`in (Hudeybiyye sulhiyle) akdeylediği mütâreke müddeti içinde ticâreti için Şam`a giden bir Kureyş kâfilesi içinde bulunduğu sırada (Kayser-i Rûm) Hirakl tarafından da`vet olunmuş. Ebû Süfyân ile rüfekâsı Hirakl`in nezdine gelmişler. (O zaman) Hirakl ile etbâı, İlyâ (yâni Beytü`l-Makdis) de imiş. Uzemâ-yı Rûm, yanında iken Kayser bunları meclisine çağırmış. Huzûruna celb ve tercümânın gelmesini emretmiş. Tercümân: &#8220;Peygamberim diyen bu zâta neseben en yakın olan hanginizdir?&#8221; diye sormuş. -Ebû Süfyân der ki &#8220;Neseben en yakınları benim.&#8221; dedim. Bunun üzerine Hirakl: &#8220;Onu bana yakın getiriniz. Arkadaşlarını da yakına getiriniz. Lâkin arkasında dursunlar.&#8221; dedi. Ondan sonra tercümânına dönüp dedi ki bunlara söyle, ben bu zât hakkında bu adamdan (bâzı şeyler soracağım. Bana yalan söylerse tekzîb etsinler. -Ebû Süfyân der ki &#8220;Va`llâhi arkadaşlarım yalanımı ötede beride söylerler diye utanmasaydım onun (yâni Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem) hakkında yalan uydururdum.&#8221;- Ondan sonra bana ilk sorduğu şu oldu: &#8220;Sizin içinizde nesebi nasıldır?&#8221; &#8220;Onun içimizde nesebi pek büyüktür.&#8221; dedim. &#8220;Sizden bu sözü, ondan evvel söylemiş (yâni ondan evvel da`vây-ı nübüvvet etmiş) hiç kimse var mıydı?&#8221; dedi. &#8220;Yoktu.&#8221; dedim. &#8220;Âbâ ve ecdâdı içinde hiçbir melik gelmiş midir?&#8221; dedi. &#8220;Hayır.&#8221; dedim. &#8220;Ona tâbi` olanlar halkın eşrâfı mı, yoksa zuafâsı mıdır?&#8221; dedi. &#8220;Halkın (eşrâfı değil) zuafâsıdır.&#8221; dedim. &#8220;Ona tâbi` olanlar artıyor mu, yoksa eksiliyor mu?&#8221; dedi. &#8220;Artıyorlar. (eksilmiyorlar)&#8221; dedim. İçlerinde onun dînine girdikten sonra beğenmemezlikten dolayı irtidâd eden var mıdır?&#8221; dedi. &#8220;Yoktur.&#8221; dedim. &#8220;Şu dediğini demezden (yâni da`vetden) evvel hiç yalan ile ittihâm ettiğiniz var mıydı?&#8221; dedi. &#8220;Hayır.&#8221; dedim. &#8220;Hiç gadreder mi?&#8221; (yâni nakz-ı ahd eder mi?)&#8221; dedi. &#8220;Hayır gadretmez, ancak biz şimdi onunla bir müddete kadar mütâreke hâlindeyiz. Bu müddet içinde ne yapacağını bilmiyoruz&#8221; dedim. Ebû Süfyân der ki bana (kendiliğimden) bir şey katmağa imkân verecek bu sözden başkasını bulamadım. &#8220;Onunla hiç mukâtele ettiniz mi?&#8221; dedi. &#8220;Evet ettik.&#8221; dedim. &#8220;Onunla mukâtelâtınız (ın netâyici) nasıldır?&#8221; dedi. &#8220;Aramızda (tâli-i) harb nöbet iledir. Kâh o bizi izrâr eder, kâh biz onu izrâr ederiz.&#8221; dedim. &#8220;Peki, size ne emrediyor?&#8221; dedi. &#8220;Bize yalnız Allâh`a ibâdet ediniz, hiçbir şeyi O`na şerîk etmeyiniz. Dedelerinizin ibâdet ettiğini terkediniz diyor. Bize namazı, (sadakayı, yâni zekâtı), sıdk ve afâfı, sıla-i rahmi emrediyor.&#8221; dedim. Bunun üzerine tercümâna dedi ki ona söyle, nesebini sordum. İçinizde âlî neseb olduğunu beyân etsin. Peygamberler de (zâten) böyle kavimlerinin (Ashâb-ı) nesebi içinden ba`s olunur. İçinizden bu sözü ondan evvel söylemiş hiçbir kimse varmıydı? diye sordum. Hayır dedin. Ondan evvel bu sözü söylemiş bir kimse olaydı bu da kendisinden evvel söylenmiş bir söze peyrev ol(mak iste)muş bir kimsedir diyebilirdim diye düşünüyorum. Âbâ ve ecdâdı içinde hiç bir melik gelmiş midir? diye sordum. Hayır dedin. Âbâ ve ecdâdından bir melik olaydı bu da babasının mülkünü istirdâda çalışır bir kimsedir diye hükmederdim diyorum.<br />
HadisNo : 7</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : İslâm esasları;Oruç;Zekât<br />
Ravi : Abdullâh b. Ömer<br />
Baslik : &#8220;İSLÂM BEŞ ŞEY ÜZERİNE BİNÂ OLUNMUŞTUR&#8221; HADÎSİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: İslâm beş şey üzerine binâ olunmuştur: Allâh`dan başka ilâl olmadığına ve Muhammed`in (salla`llâhu aleyhi ve sellem) Allâh`ın Resûlü olduğuna Şahâdet etmek, Namaz kılmak, Zekât vermek, Haccetmek, Ramazan orucunu tutmak.<br />
HadisNo : 8</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Hayâ<br />
Ravi : Ebû Hüreyre<br />
Baslik : ÎMÂNIN ŞU`BELERİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Îmân altmış bu kadar şu`bedir. Hayâ da îmânın bir şu`besidir.<br />
HadisNo : 9</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Gerçek müslüman;Muhâcir<br />
Ravi : Abdullâh b. Amr b. Âs<br />
Baslik : PEYGAMBER (S.A. VE S.) İN MÜSLÜMAN VE MUHÂCİR`İ TÂRİFLERİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Müslüman, dilinden, elinden müslümanlar selâmette kalan kimsedir. Muhâcir de Allâh`ın nehyettiğini terkedendir.<br />
HadisNo : 10<br />
Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Gerçek müslüman<br />
Ravi : Ebû Mûsâ el-Eş`arî<br />
Baslik : MÜSLÜMANLARIN HANGİSİ EFDALDİR<br />
Hadis : Şöyle demiştir: &#8220;Yâ Resûlâ`llâh, müslümanların hangisi efdaldir?&#8221; diye suâl ettiler. &#8220;Müslümanlar; dilinden elinden selâmette kalandır.&#8221; cevâbını verdiler.<br />
HadisNo : 11</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Gerçek müslüman;Selâmlaşmak;Yoksulları doyurmak<br />
Ravi : Abdullâh b. Amr b. Âs<br />
Baslik : İSLÂM`IN EMRETTİĞİ HASLETLERİN EN HAYIRLISININ HANGİSİ OLDUĞU<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem`e biri: &#8220;İslâm`ın en hayırlısı hangisidir?&#8221; diye sordu. &#8220;İt`âm-ı taâm etmen ve tanıdığına, tanımadığına selâm vermendir.&#8221; cevâbını verdiler.<br />
HadisNo : 12</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : İlk vahyin gelişi;Kendi istediğini başkaları için de istemek<br />
Ravi : Enes b. Mâlik<br />
Baslik : İSLÂM`IN EMRETTİĞİ HASLETLERİN EN HAYIRLISININ HANGİSİ OLDUĞU;(KÂMİL) ÎMÂNIN ŞARTLARI<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Muhterem salla`llâhu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki: Hiç biriniz, kendiniz için arzu ettiğiniz kardeşiniz için de arzu etmedikce îmân etmiş olmaz.<br />
HadisNo : 13</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Hz. Peygamber`i sevmek<br />
Ravi : Ebû Hüreyre<br />
Baslik : PEYGAMBER (S.A. VE S.) E SEVGİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Resûlu`llâh salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Nefsim yed-i kudretinde olan Allâhu Zü`l-Celâl`e kasem ederim ki hiç biriniz ben ona pederinden de, evlâdından da daha sevgili olmadıkca îmân etmiş olmaz.<br />
HadisNo : 14</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Hz. Peygamber`i sevmek<br />
Ravi : Enes b. Mâlik<br />
Baslik : PEYGAMBER (S.A. VE S.) E SEVGİ<br />
Hadis : Enes radiya`llâhu anh`den de bâlâdaki hadîs-i şerîf rivâyet edilmiş olup şu kadar ki sonunda &#8220;Pederinden, evlâdından ve bütün halkdan daha sevgili&#8221; ziyâdesi vardır.<br />
HadisNo : 15</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Allah için sevmek;Allah sevgisi;Hz. Peygamber`i sevmek;Küfre dönmemek<br />
Ravi : Enes b. Mâlik<br />
Baslik : HALÂVET-İ ÎMÂNI TATMANIN YOLLARI<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Kimde üç şey bulunursa halâvet-i îmânı tatmış olur. Allâh ile Resûlu`llâh kendisine mâadâlarından daha sevgili olmak; bir kimseyi sevmek, fakat yalnız Allâh için sevmek; (Allâh, onu küfürden kurtardıktan sonra) yine küfre dönmekten ateşe atılacakmışcasına hoşlanmamak.<br />
HadisNo : 16</p>
<p>  Fasil : KİTÂBÜ`L-ÎMÂN<br />
Konu : Ensârı sevmek<br />
Ravi : Enes b. Mâlik<br />
Baslik : (KÂMİL) ÎMÂN İLE NİFÂKIN ALÂMETLERİ<br />
Hadis : Şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem salla`llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: (Kâmil) îmânın alâmeti Ensâr`a mehabbet, nifâkın alâmeti de Ensâr`a buğzetmektir.<br />
HadisNo : 17</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.peygamber.biz/hadis-i-serifler/buhari-hadisleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Görüntülü Hadis</title>
		<link>http://www.peygamber.biz/hadis-i-serifler/goruntulu-hadis.html</link>
		<comments>http://www.peygamber.biz/hadis-i-serifler/goruntulu-hadis.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 13:31:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadis-i Serifler]]></category>
		<category><![CDATA[Görüntülü Hadis]]></category>
		<category><![CDATA[görüntülü hadis dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis dinle]]></category>
		<category><![CDATA[hadisler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilimdunyasi.net/?p=103</guid>
		<description><![CDATA[Görüntülü Hadis Hadis dinle görüntülü hadis dinle hadisler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Görüntülü Hadis         Hadis dinle               görüntülü hadis dinle                hadisler</p>
<p><embed id=VideoPlayback src=http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-8900115547030651718&#038;hl=tr&#038;fs=true style=width:450px;height:396px allowFullScreen=true allowScriptAccess=always type=application/x-shockwave-flash> </embed></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.peygamber.biz/hadis-i-serifler/goruntulu-hadis.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
